15 kişi kendisini tutuyor, 4 arkadaşı var.
üyesi olduğu bir topluluk yok
Senin asıl adın Kırılgan.Alnında yazıyor...Göz altlarına işlenmiş hatta mors alfabesiyle hüznün...Sen...Ağlamaya bahane istemeyen,her daim insan gibi hıçkırabilen...Profesyönel incinen...Kırılgan.Zor günler değil mi?Kaba saba günler...Sen,sana söylenen cümlelerin her virgülünde bir nakış zarafeti ararken,sinir sistemi olan hiçbir canlıyı yemezken sen,ne zor günler değil mi?Ölüleri bile seviyorsun sen.Şiir yazmış yazmamış,icat yapmış yapmamış bütün ölüleri seviyorsun.Ölülerden hınç alanları anlamıyorsun.Boşuna bağırıyorsun.Kırılgan, duymuyorlar.Oysa sen...Farketmez,onlar o kadar çok bağırıyorlar ki sana,kendi seslerinden seni duymaz olmuşlar.Senin asıl adın Kırılgan.Dudaklarının titrekliğinden belli.Yanlış ülkenin hatta dünyanın zamansız gelmiş çocuğusun sen.Öyle tuhafsın ki...Sevmek...Sihirli kelimeyi kullandım galiba?Duyunca yüzünden gri bir bulut geçti de..?Hangi yağmura gidiyor acaba?Bu seni en çok kıran sözcük değil mi?Sevgi...Sevmek...Birini,bir şeyi,bir yeri sevmek...Tam olarak böyle değil onların istedikleri.Evet evet onlar istiyorlar! Senin sevgini tartıyorlar.Mecbursun diyorlar.Sende bağırıp duruyorsun sevmenin mecburiyeti mi olur diye.Mecburiyet diye bir sözcük kullanılır mı yürek mesailerinde?Ve sonra seni kimsenin duyamayacağı bir kuytuya saklanıp,belki de iki damla gözyaşı eşliğinde sızılı cümleler düşüyor ağzından yere...Aslında sen iyi bir insana benziyorsun Kırılgan.Kimseye bir zararın yok en azından.Ne acı değil mi,zararsız olmak iyi olmaya yetiyor artık.Çünkü etrafta bir sürü, yaşam zararlısı var...
Yani diyeceğim şu ki Kırılgan,bu kadar takma kafana...Hiçbir şeyi de üzerine alınma.Çünkü dedim ya,sen hesapta yoksun.Hiçbir şeyi seni düşünerek yapmıyorlar!
Senin adın Kırılgan...Alnında yazıyor.
( bunu bana gönderen canım arkadaşım çok sağol.gerçekten de adım Kırılgan sanırım. )